Hangi Güneş Kremi? - Awe Cemre

18-06-2018 16:33
Hangi Güneş Kremi? - Awe Cemre

Güneş Kremi Seçimi ve Kullanımında Dikkat Edilecekler

             Öncelikle merhaba! Son blog yazım Argireline Peptide anti aging yüz kremiyle ilgili sizlerden birçok mail ve sosyal medya üzerinden birçok mesaj aldım. Hem sosyal medyada ve hem de mailde fırsat buldukça tüm mesajlara cevap vermeye çalışıyorum. İlginiz için teşekkür etmekle birlikte kendisine dönemediğim herkesten özür dilerim. Bugünkü konumuz da aslında cevap vermediğim sorulara dayalı tamamen. Hangi güneş kremi, kaç spf, pa++  nedir,  uva ve uvb farkı yararları zararları vb. o kadar çok soru yöneltilmişti ki tüm bu sorulara blogda kapsamlı bir post ile yanıt vermenin daha doğru olacağını düşündüm.

                                                                                                                                                                                                          

           4.5 milyar yıldır aralıksız olarak dünyamızı ısıtan ve aydınlatan hemen tüm canlı formların yaşam kaynağı güneş aslında hayatımızın tam merkezinde. Aydınlık ve sıcacık yüzüyle pozitif hissettiren, neşe ve sevinç kaynağı güneşi hemen herkes sever ve bütün bir kış sabırsızlıkla yüzünü göstermesini bekler kuşkusuz. Bugünlerde olduğu gibi okul tatilleri, yıllık izinler, tatil planları, seyahatler hemen her etkinlik dünyanın güneş çevresindeki konumuna göre planlanır. Güneşsiz bir tatil planı, seyahat rotası, senelik izin, yahut okul tatili düşünülemez. Üstelik bize kadar ulaşan ışınlarıyla vermiş olduğu sıcaklığın yanı sıra, D vitamini sentezindeki eşsiz rolü, kemik ve bazı cilt rahatsızlıklarındaki faydaları ve bronzluğun verdiği çekici güzellik de cabası. 

          Peki tüm planlarımızı Güneş’e göre yaparken, onu ne kadar iyi tanıdığımızı düşündük mü ? Tüm yıl hayalini kurduğumuz sahil keyfinin eğer iyi korunmazsak cildimize dönüşü olmayan hasarlar verebileceğini biliyor muyuz ? Ya da arkadaşlarıyla masumca vakit geçiren çocuğumuzun güneş altında nasıl bir tehdit altında olduğunu ? Şimdi Güneş’i ve güneşten koruyucu ürünleri daha iyi anlamak için karşımıza çıkan birkaç terimi inceleyelim. UV ışınları ile başlayalım isterseniz…

                                                                                                   

 UV (Ultraviyole) Işınlar ; UVA, UVB ve UVC

         UV ışınları Güneşten dünyamıza ulaşıp dalga boyları görünür ışıktan küçük olduğundan gözle göremediğimiz elektromanyetik ışımalardır. Bu noktada UVC’nin tamamı atmosferimiz tarafından tutulduğundan konumuz dışında olmakla birlikte sterilizasyon amaçlı kullanımlarının olduğunu belirtelim. Diğer UV ışınlarının atmosferden süzülme oranlarıysa yaklaşık olarak %95 UVB ve %5 UVA’dır. Yanı yeryüzüne ulaşabilen UV ışınlarının %5 i UVB %95 i ise UVA dan oluşmaktadır. Oranlar ilk bakışta yanıltıcı olabilir fakat gerekli koruma önleminin alınmadığı durumlarda hem UVA hem de UVB’nin cildi verdiği zararlardan birazdan bahsedeceğiz.

UVA

         Atmosfer tarafından en az süzülerek yeryüzüne ulaşan UV ışınıdır. Cildimizin en alt katmanına kadar nüfuz ederek, taze deri hücrelerimizi üreten dermiş hücrelerine hasar verir. Böylece cilt yenilenmesini yavaşlatıp erken yaşlanma ve kırışıklıklara sebep olur. Ayrıca lekelenme ve kanserleşme ihtimali bulunan sertleşmiş nodüllerin ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Keratinositlere zarar verdiğinden bu zarar gören keratinositler zamanla kanser oluşumunu başlatır. UVB den farklı olarak filtresiz bir camdan geçebilirler. Kısa süreli bronzlaşmanın kaynağıdır.

UVB

        Çok büyük bir kısmı atmosfer tarafından tutulur. Fakat bize ulaşan miktarı dahi korunmamızı gerektiriyor. Güneş yanıkları ve güneş çarpması vakalarının sorumlusu UVB’dir. Uzun süreli ve kalıcı bronzlaşma UVB ile meydana gelir. Fakat bilinçli bronzlaşmak ve UVB’den sakınmak için emin olun çok nedeniniz olacak. UVA gibi derinin alt katmanlarına ulaşamazlar fakat ulaştıkları yerde ciddi tahribata neden olabilirler. Uzun süreli ve şiddetli UVB maruziyeti cilt hücrelerinde DNA mutasyonuna sebep olduğundan bu UV ışını da kanserojendir. Nisan ve Ekim ayları arasında özellikler öğlen saatlerinde yoğunluğu arttığından bu zaman dilimlerinde cilt hassasiyeti bulunan kimselerin koruyucu önlemler almaları çok önemli.  Camdan geçemezler.                                                     

D Vitamini

      UVB ışınlarının etkisiyle derimizde sentezlediğimiz D vitamininin neredeyse tek kaynağı cildimiz ve ona gelen UVB’dir. Her ne kadar yumurta sarısı, balık yağı, sardalya vb. deniz ürünlerinden de elde edebiliyorsak da bunlar günlük dozu karşılamakta oldukça yetersiz kalmaktadır. İhtiyaç duyduğumuz günlük D vitamini dozunu almak için bilinçli güneşlenme en iyi yol. Bunun için de (cilt hassasiyeti olanlar ayrıca doktorlarına danışmalılar) günlük 10-20 dk arası bir güneşlenme günlük dozu almanıza yeterli olacaktır. Güneşlenme sırasında kol ve bacak bölgelerinin açık olması yeterli olacaktır. Ayrıca lekelerin yoğunlaştığı bir bölge varsa burası için gerekli önlemleri almalısınız. Uzun kıyafetler, geniş siperli şapkalar, güneş kremleri gibi… UV ışınlarına maruz kalmış cilt üzerinde temel olarak iki etki gözlenir. Ani gelişen ve kısa süreli devam eden (akut) yanma, kızarma yahut güneş çarpması bunlara örnektir ve UVB kökenlidir. Daha ciddi ve hatta ölümcül olan diğer olumsuzluklar ise yaşlanma ve kanser…

     Uzun süreli UV maruziyeti cilt yapısında bir takım mutasyon ve kimyasal reaksiyonlara sebep oluyor. Bunun sonucunda kendini yenileyemeyen ciltte cildin çatısı diyebileceğimiz kollajen sentezi sekteye uğruyor ve cilt elastikiyetini kaybederek inceliyor ve kırışıyor. Ayrıca yine UV ışınlara maruz kalmış ciltte gelişen mutasyonlar kanserleşme riski taşıyan nodüllerin oluşmasına neden oluyor.  Yukarıda bahsetmiştik… Hem UVA’nın hem de UVB’nin cilt üzerinde kanserojen etkileri var. Bu yüzden iki UV ışınına karşı da cildimizi korumak bizim için en iyisi olacaktır. Şimdi de nasıl güneşken korunmada bize yardımcı olan enstrümanlarımızı tanıyalım…

SPF (Sun Protection Factor)

       Güneş kremleri üzerinde gördüğümüz SPF ibaresi, o güneş kreminin cildi, UVB ışınlarına karşı savunmasız biz cilde kıyasla hangi oranda koruduğunu gösterir. Örneğin; korunmasız bir cilt doğrudan güneşe maruz kaldığında 10 dk. içerisinde kızarıyor diyelim. SPF 50 bir krem kullandığınızda aynı cildin aynı güneş altında kızarma süresi 10X50 yani 500 dk. olacaktır. SPF’nin sadece UVB ışınlarının etkisizleştirilmesiyle ilgili bir indeks olduğunu ve teorik olarak planlanan korumanın güneş kreminin ancak doğru kullanımıyla gerçekleşeceğini hatırlatalım. Sağlık Bakanlığı TİTCK’nin yayınladığı Güneşten Koruyucu Kozmetik Ürünlere İlişkin Kılavuz’da bu doğru kullanım miktarı 2 mg/cm2 olarak belirlenmiştir. Yani yetişkin bir insan vücudunun tamamı için 6 tam dolu çay kaşığı.

      SPF ile ilgili önemli bir başka konu değeri… 15 mi? 30 mu? 50 mi? Neden 100 olmasın?

SPF değerinin yüksek olması o kreme ait UVB kalkanının daha iyi olduğunu ve sizi daha iyi koruyacağını gösterir. Fakat SPF 15 ile SPF 30 bir krem karşılaştırıldığında koruma değerinin 2 kat gibi bir fark içermeyeceği görülecektir.

       SPF 15, UVB ışınlarının %93’ünü engelliyor

       SPF 30, UVB ışınlarının %96’sını engelliyor

       SPF 50, UVB ışınlarının %98’ini engelliyor

                           

            Cilt tipinize göre kendinize uygun koruma faktörünü seçmelisiniz. İşiniz gereği gün içerisinde devam güneşe maruz kalıyorsanız yüksek korumalı geniş spektrumlu bir krem tercih edebilirsiniz.  Şoförler iyi bir örnektir bu konuda. Her ne kadar camın gerisinde korunduklarını düşünseler de saatlerce süren UVA etkisiyle cildin erken yaşlanması ve kanser riski taşıyan yapıların oluşması kaçınılmaz oluyor.  Aynı şekilde doğa sporlarıyla meşgul veya motosikletleriyle uzun süre seyahat etmeyi seven insanlar uzun saatler güneşin doğrudan etkisine maruz kalıyorlar.  Dolayısıyla tercihlerini yüksek korumalı bir kremden yana kullanmalarında fayda vardır.

                                                                                                              

Peki geniş spektrum nedir ?

                                                         

Geniş Spektrum

           Güneşten koruyucu kozmetik ürünler özelinde Geniş Spektrum ürünün UVA ve UVB korumasının ikisini de içerdiği anlamına gelir. SPF’nin UVB koruma indeksine ait bir değerlendirme olduğundan bahsettik. Fakat SPF değeri tek başına güneşten koruyucu kremler için yeterli bir nicelik değil malesef. UVA’nın derin cilt tabakası üzerindeki yaşlandırıcı ve kanserojen etkisini göz önünde bulundurduğumuzda güneş kremi kullanacakların mutlaka UVA koruması da içeren bir ürünü tercih etmeleri gerekir. Zira kollajen sentezini bozan ve cildin erken yaşlanmasına sebep olan UVA aynı zamanda keratinosit sentezini de olumsuz etkiler ve kanser riski taşıyan yapıların oluşmasına neden olur.  Bu doğrultuda yukarıda bahsettiğimiz TİTCK kılavuzunda güneşten koruyucu ürünler için SPF değerinin 1/3 kadarının UVA filtrelerinden gelmesi zorunludur. Bu da 1/3 oranındaki UV filtrelerinin hem UVA’ya hem de UVB’ye karşı etkili olması gerektiği sonucunu doğurur. Sonuç olarak cildinizi yanık ve kızarıklıklardan, erken yaşlanmadan ve en önemlisi kanserden en etkili şekilde korumak için geniş spektrumlu bir krem ilk tercihiniz olmalı. Bu yüzden güneş kremi satın alırken ambalajını dikkatle incelemeli ve UVA koruması olduğundan emin olmalısınız. 

          Tıpkı UVB için SPF derecelendirmesi olduğu gibi UVA için de birkaç derecelendirme sistemi kullanılır. Bunlardan bazıları COLIPA PPD (Persistent Pigment Darkenin-Kalıcı Pigment Koyulaşması), Yıldız Derecelendirme Sistemi (UVA+++) ve PA (Protection UVA) dır.

Hangi Güneş Kremi ?

Artık cildimizi güneşin doğrudan etkisine karşı neden korumamız gerektiğini biliyoruz. Peki nasıl ve hangi kremleri tercih etmeli, ya da destekleyici ne gibi önlemler almalıyız onlara birlikte göz atalım.

UV filtrelerinin iki esas çalışma prensibi vardır;

1.İnorganik – Mekanik Filtreler: Kabaca cilt üzerinde aynı görevi gören moleküllerden oluşurlar. Cilt üzerine gelen UV ışınların bu mikro aynalardan yansıyarak dağılırlar. Böyle UV ışınlar cilde nüfuz edemez. Gelen tüm UV ışınlarını yansıttıklarından UVA ve UVB ye karşı koruma sağlarlar. Partikül büyüklerinden dolayı sürüldüğünde pütürleşen ve kireç benzeri bir görünüm kazanan yapıdadırlar.

2.Organik – Kimyasal Filtreler: Bu tip filtreler ise UV ışınlarını deri altında yakalayarak kimyasal reaksiyonlarında enerji olarak kullanırlar. Böylece elektromanyetik enerji ısı enerjisine dönüştürülür ve cilt tahribatı önlenir. Daha şeffaf görünümlü kremler genel itibariyle Kimyasal filtreli olarak düşünülebilir. Hızlı emilirler. UVA ve UVB koruması sağlayanlar olmakla birlikte tek bir ışınım kalkanına sahip olanlar da vardır.

Bizim tavsiyemiz iki filtre tipini de içeren geniş spektrumlu bir krem olacak. Mekanik filtrelerin sür-çık olmaları, UVA ve UVB koruması sağlayarak güvenli bir kullanım vadetmeleri olumlu. Mekanik filtrelerden ikisi Titanyum dioksit ve çinko oksit güvenirlikleri uzun yıllardır kanıtlanmış asal moleküllerdir. Emilmez ve vücuda karışmazlar.

                                                                                                               

Son Olarak

         Yapılan araştırmalar daha önce soyulma derecesinde yanıklar yaşamış insanların veya düzenli UVA ışımalı solaryum kullanıcılarının kansere yakalanma risklerinin diğer insanlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca geniş spektrumlu UVA ve UVB filtreli güneş koruyucu ürünlerin Melanom riskini azalttığı, erken yaşlanma, yanık ve kızarmalara karşı cildi koruduğu bilinmektedir. Dolayısıyla en büyük organımız olan cildimizin ve tüm vücudumuzun sağlığı için güneşten koruyucu ürünlerin kullanımına ve seçimine dikkat etmemiz çok önemli. Kısaca aşağıdaki gibi bir check list’in size hangi kremi seçmeniz konusunda yardımcı olacağını umuyoruz. Hoşçakalın.

                                                                                                  
  • Kesinlikle geniş spektrumlu UVA ve UVB filtreli kremler tercih edilmeli
  • Etkin bir koruma için en az SPF30 bir krem kullanılmalı
  • Kimyasal ve fiziksel filtreli kremler şimdilik daha güvenli    
  • Hakkında yeteri kadar çalışma bulunmaması nedeniyle nano parçacıklı mekanik filtreli kremlerden sakınılmalı
  • Cildi nemlendirmeli fakat yağlandırmamalı   
  • Sivilce ve akneye sebep olmamalı   
  • Cildi besleyecek çeşitli anti aging destek maddeler içermeli
Blog Etiketleri :
IdeaSoft® | Akıllı E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.